
Boşanmada velayet, yalnızca eşler arasındaki hukuki bir çekişme değil, aynı zamanda çocuğun güvenliği, gelişimi ve duygusal ihtiyaçları açısından da hayati öneme sahip bir konudur. Hangi ebeveynin çocuğun bakım ve eğitiminden sorumlu olacağına karar verilen bu süreç, çoğu zaman boşanma davasının ve boşanma sürecinin en hassas ve tartışmalı aşamasını oluşturur. Bu süreci sağlıklı değerlendirebilmek ve çocuğun yararını gözeten bir yaklaşım geliştirebilmek için, öncelikle “velayet nedir” sorusuna net bir yanıt bulmak gerekir.
1. Velayet Nedir?
Velayet, çocuğun kişilik ve malvarlığı haklarının kullanımına dair anne ve babaya yasal olarak yüklenen yükümlülüklerdir. Anne ve baba, ergin olmayan veya ergin olsa dahi hakkında kısıtlılık kararı bulunan çocuğun kişilik ve malvarlığına ilişkin haklarını korumak ve temsil etmekle yükümlüdür.
Ergin olmayan veya kısıtlı bulunan çocuk sahibi olduğu hakları kendi başına kullanamaz. Bu durumda çocuğun haklarını kullanabilmesi için yasal olarak anne ve babasına ihtiyacı bulunmaktadır. Bu durum çocuğun bakım ve korunması amacının bir sonucudur. Zira ergin olmayan veya kısıtlı bulunan çocuk biyolojik ve zihinsel açıdan kendi kendine yeterli değildir. Bu nedenle çocuğun sahibi olduğu hakları anne ve babası aracılığı ile kullanması çocuğun üstün yararı ilkesinin bir gereğidir.
2. Kimler Velayet Altındadır?
Türk Medeni Kanun’un 335. Maddesi kimlerin velayet altında olduğunu hükme amir hale getirmiştir:
“Ergin olmayan çocuk, ana ve babasının velâyeti altındadır. Yasal sebep olmadıkça velâyet ana ve babadan alınamaz. Hâkim vasi atanmasına gerek görmedikçe, kısıtlanan ergin çocuklar da ana ve babanın velâyeti altında kalırlar.”
Yani velayet altında olabilecek kişiler, ergin olmayan çocuk ile ergin olsa bile hakkında kısıtlılık kararı verilmiş bulunan çocuklardır. Çocuğun ergin olması veya erginken hakkında daha önce verilmiş bulunan kısıtlılık kararının kaldırılması halinde bu hukuki ilişki son bulur.
3. Kimler Velayet Sahibi Olabilir?
Velayet hakkı anne ve babaya tanınmış bir hak olup anne ve baba velayet sahibi olabilirler. Boşanmada velayet hakkının kullanımı için çocuk ile anne ve baba arasında soybağı ilişkisinin bulunması gerekir. Bu açıdan çocuk ile anne ve baba arasındaki kan bağı velayet için tek başına yeterli değildir. Soybağı ilişkisi bulunmadığı müddetçe anne ve baba ile çocuk arasında velayet ilişkisi kurulamaz.
Anne ve babanın velayet sahibi olacağı yönündeki düzenlemenin istisnası evlat edinme müessesidir. Evlat edinme halinde evlat edinen ile evlat edinilen arasında kan bağı bulunmasa dahi yasal olarak soybağı ilişkisi kurulmaktadır. Bu halde evlat edinen, evlat edinilen çocuğa dair velayet hakkını kullanabilir.
4. Boşanmada Velayet Kime Verilir?
Evlilik birliği süresince müşterek çocuğun velayeti anne ve babadadır. Anne ve baba velayet hakkını evlilik süresince birlikte kullanırlar. Ancak evlilik birliğinin boşanma yoluyla sona ermesinin sonuçlarından biri müşterek çocuğun velayetinin kime verileceği konusudur. Hakim boşanma davası ile boşanmaya dair karar verirken müşterek çocuğun velayetine dair de bir karar vermelidir. Bu karar çocuğun üstün yararı ilkesine göre verilir. Hakim tarafından çocuğun velayeti, anne veya babaya verilebileceği gibi çocuğun üstün yararı varsa velayet hakkında ortak velayet kararı verilerek çocuğun velayeti hem anne hem de babaya birlikte verilebilir.
5. Boşanmada Velayetin Kime Verileceği Neye Göre Belirlenir?
Boşanma davasında müşterek çocuğun velayetinin kime verileceği konusunda hakim geniş bir takdir yetkisine sahiptir. Ancak hakim bu takdir yetkisini çocuğun üstün yararı ilkesine kullanacaktır. Hakim çocuğun üstün yararını çocuğun yaşı, anne ve babanın sosyo-ekonomik durumu, çocuk hakkında alınacak sosyal inceleme raporu, çocuğun beyanları ile anne ve babanın taleplerine göre belirleyecektir.
Buna göre boşanmada velayetin kime verileceği şu kriterlere göre belirlenir:
5.1. Çocuğun yaşı
Çocuk hakkında velayetin kime verileceği kararı verilirken göz önüne alınacak en önemli kriterlerden biri çocuğun yaşıdır. Çocuğun yaşına göre ihtiyaç duyacağı psikolojik, duygusal ve sosyal ihtiyaçları değişmektedir. Buna göre boşanmada velayet söz konusu iken çocuğun yaşıyla ilgili şu kriterler söz konusudur:
- 0-3 yaşındaki çocuğun velayeti kime verilir? Bu yaşlarda çocuğun anneye mutlak şekilde ihtiyaç duyduğu, bu nedenle uygulamada bu yaş grubundaki çocukların velayetinin anneye verildiği görülmektedir.
- 3-6 yaşındaki çocuğun velayeti kime verilir? Bu yaş grubunda çocuğun anneye olan bağlılığı azalmasına karşın yine de psikolojik gelişim açısından gerekli görüldüğü için aksi yönde bir neden bulunmadıkça çocuğun velayeti genellikle anneye verilmektedir.
- 6-13 yaşındaki çocuğun velayeti kime verilir? Bu yaş grubundaki çocuklar ise psikolojik ve sosyal yönden dış dünyaya karşı olan ilgilerinin artması nedeniyle anneye olan bağımlılıkları azalmaktadır. Bu yaştan itibaren çocuğun velayetinin kime verileceği uygulamada çoğunlukla anne ve babanın sosyo-ekonomik durumuna göre belirlenmektedir. Zira çocuğun anneye karşı bağımlılığı 6 yaşından itibaren azalmakta ve çocuk dış dünyaya ilgi duymaktadır.
- 13-17 yaşındaki çocuğun velayeti kime verilir? Ergenlik dönemi olan 13-17 yaş arasında ise çocuğun bir otorite figürüne ihtiyaç duyması nedeniyle velayetin babaya bırakılması uygun görülmektedir.
Kesin olmamakla birlikte denilebilir ki 0-6 yaş arasında çocuğun velayetinin genellikle anneye verildiği, 6-13 yaş arasında çocuğun velayetinin anne ve babanın sosyo-ekonomik durumuna göre belirlendiği ve 13-17 yaş arasında ise çocuğun velayetinin babaya verildiği genellikle yerleşmiş bir uygulamadır.
5.2. Anne ve babanın çocuğa sunacağı ortam
Boşanmada velayet hakkında karar verilirken hakim, çocuğun velayetinin verileceği tarafın çocuğa sunacağı ortamı da göz önüne almaktadır. Buna göre anne ve babanın çocuğa sunacağı ev ortamı ve çocuğun kardeşleri ile birlikte olup olmayacağı velayete dair bir diğer kriter olmaktadır. Mümkün olduğu sürece çocuğun kardeşleri ile birlikte olması önemlidir. Yine çocuğun içinde yetişeceği çevrenin sosyal durumu hakim tarafından nazara alınacaktır.
5.3. Anne ve babanın talepleri
Boşanmada velayet kamu düzenine ilişkin bir hukuki düzenleme olup anne ve babanın talepleri velayet hakkında belirleyici değildir. Ancak anne veya babadan biri açıkça çocuğun velayetini almak istemediğini, çocuğun bakımını üstlenmek istemediğini belirtmekteyse bu durum hakim tarafından göz önüne alınmak zorundadır. Zira çocuğun üstün yararının bir sonucu olarak bakımını üstlenmek istemeyen ebeveyne velayetin verilmesi çocuğun zararına bir durumdur.
5.4. Çocuğun görüşü
Hakim boşanmada velayet hakkında karar verirken uzman pedagoglar eşliğinde çocuğun beyanlarını da almalıdır. Çocuğun görüşünün alınması yasal bir zorunluluk olmamasına karşın uygulama da çocuğun yararının tespiti açısından son derece önem teşkil etmektedir. Bu nedenle çocuğun anne ve babası ile ilişkisinin nasıl olduğu, ebeveynleri ile kurduğu bağın niteliği ve çocuğun hangi ebeveyninin yanında niçin kalmak istediği soruları uzman eşliğinde yöneltilmeli ve çocuğun vereceği cevaplar dikkate alınmalıdır.
4. Çocuğun Üstün Yararı İlkesi Nedir?
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi‘nin 3. Maddesine göre çocukları ilgilendiren tüm faaliyetlerde çocuğun yararı temel düşüncedir. İlgili madde de kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşüncedir şeklinde ki düzenleme ile çocuklara ilişkin faaliyetlerde çocuğun yararının belirleyici olduğu belirtilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti de ilgili sözleşmeye 1990 yılında imza atarak taraf olmuştur. Nitekim Medeni Kanun’un 339. Maddesinde de ana ve babanın çocuğun bakım ve eğitimi konusunda onun menfaatini göz önünde tutarak gerekli kararları alacağı belirtilerek velayet hakkının kullanımında çocuğun yararının belirleyici olduğu belirtilmiştir.
Yine çocuğun yararı gereği Medeni Kanun’un 348. Maddesine çocuğun korunması amacı ile velayetin kaldırılması konusu düzenlenmiştir. Çocuğun üstün yararı ilkesi çocukla ilgili karar veren kamusal ya da özel kuruluşların, idarenin, mahkemelerin çocuğun yararını temel ölçüt olarak belirleyecek şekilde karar almasını ifade eder.
5. Ortak Velayet Olabilir Mi?
Ortak Velayet Nedir?
Bu kavram, boşanmış anne ve babanın, çocuk üzerindeki velayet haklarını birlikte kullanmaya devam etmeleri anlamına gelir. Bu durumda her iki ebeveyn de çocuğun eğitimi, sağlığı, yaşam düzeni gibi temel kararlarında eşit söz hakkına sahiptir. Ortak velayet, çocuğun hem annesiyle hem de babasıyla sağlıklı bir ilişki kurmasını sürdürmesini amaçlar. Ancak bu sistemin sağlıklı işlemesi için ebeveynler arasında güçlü bir iletişim ve iş birliği gereklidir.
Boşanmada velayet hakkında karar verilirken belirleyici ölçütün çocuğun üstün yararı olduğu ve bu yararın ne olduğu belirlenirken hakimin geniş bir takdir yetkisine sahip olduğu yukarıda ifade edildi. Boşanma sonucunda velayet hakkında karar verilirken velayet anne veya babadan birine verilmektedir. Buna karşın ortak velayet kurulmasının önünde de yasal bir engel bulunmamaktadır. Çocuğun üstün yararının bulunması halinde hakim tarafından ortak velayet kurulabilir. Ancak önemle belirtmek gerekir ki uygulamada ortak velayet ender rastlanan bir durumdur.
6. Velayetin Değiştirilmesi Mümkün Mü?
Boşanmada velayet hakkında verilen karar sonradan açılacak velayetin değiştirilmesi davası ile değiştirilebilir. Velayeti kendisine verilen ebeveynin bu hakkı çocuğun yararı uyarınca kullanmadığı, velayet sahibi ebeveynin ölmesi, evlenmesi ya da başka bir yere gitmesi gibi yeni olguların ortaya çıkması, çocuğun değişen ihtiyaçları, çocuğun ebeveynlerinin hayatındaki değişiklikler gibi durumlar nedeniyle velayet hakkında hakim tarafından velayetin değiştirilmesine karar verilebilir. Velayetin değiştirilmesini isteyen tarafın velayetin değiştirilmesi davası açması gerekmektedir.
7. Boşanmada Velayet Hangi Durumda Babaya Verilir?
Boşanmada velayet, çocuğun kiminle yaşayacağına karar verilirken çocuğun üstün yararını esas alan bir süreçtir. Genellikle küçük çocukların velayeti anneye verilse de bazı durumlarda boşanma davalarında velayetin babaya verilmesi mümkündür. Peki, çocuğun velayeti hangi durumda babaya verilir? İşte başlıca durumlar:
- Annenin çocuğa zarar vermesi veya bakımını ihmal etmesi durumunda mahkeme velayeti babaya verebilir.
- Annenin ruhsal veya fiziksel sağlığı çocuğa uygun değilse bu da önemli bir etkendir.
- Baba, daha iyi yaşam ve eğitim koşulları sunuyorsa tercih edilebilir.
- Çocuğun tercihi, 8 yaşından büyükse dikkate alınabilir.
- Anne, babanın çocukla görüşmesini engelliyorsa, bu durum da baba lehine bir neden olabilir.
- Annenin yaşam tarzı çocuğu olumsuz etkiliyorsa, velayet babaya verilebilir.
Sonuç olarak, mahkemeler her kararı çocuğun yararına göre değerlendirir ve velayet bu doğrultuda belirlenir.
Av. Ramazan Bayram / Mayıs 2025



